1. Önce risk, sonra ürün
Satın alma süreçlerinde en yaygın hata, ihtiyacı “50 çift eldiven” gibi ürün cinsinden tanımlamaktır. Oysa eldiven bir çözüm değil, bir araçtır. Doğru soru şudur: eller neye karşı korunacak?
Aynı işletmede kaynakhanedeki bir çalışanla depodaki bir çalışanın eldiven ihtiyacı birbirinden tamamen farklıdır. Tek tip alım, birinde gereksiz maliyet, diğerinde eksik koruma anlamına gelir.
Riski tanımlamadan yapılan ürün karşılaştırması, yanlış sorunun doğru cevabını aramaktır.
2. Riske karşılık gelen normu belirleyin
Risk tanımlandıktan sonra hangi Avrupa normunun gerektiği netleşir. Bu aşamada sadece normun adı değil, sınıfı da belirlenmelidir.
3. Ürünleri aynı norm içinde karşılaştırın
İki ürün ancak aynı normun aynı sınıfındaysa fiyat üzerinden karşılaştırılabilir. S1P bir ayakkabıyla S3 bir ayakkabıyı fiyatla kıyaslamak, farklı ürünleri kıyaslamaktır.
4. Konforu belge kadar ciddiye alın
Belgeli ama rahatsız bir ürün alınır, çalışan bir hafta içinde onu çıkarmanın bir yolunu bulur ve koruma fiilen sıfırlanır. Kâğıt üzerinde uygunluk, sahada koruma anlamına gelmez.
5. Beden dağılımını tahminle değil ölçüyle planlayın
Yanlış beden, koruyucu donanımdaki en büyük israf kalemidir. Beden setini ekibe gönderip herkesin denemesini sağlamak, birkaç günlük gecikme karşılığında yüzlerce ürünlük hatayı önler.
6. Yenileme takvimini baştan kurun
Reflektif bandın performansı yıkamayla düşer, baret plastiği zamanla kırılganlaşır, emniyet kemeri bir düşme sonrası kullanılamaz hâle gelir.